Popüler Yeniler
Reklamlar

ŞOK! UĞUR DÜNDAR TARAFINI AÇIKLADI

Uğur Dündar, "Herkes aynı şeyi soruyor: “Seçim gecesi anlık sonuçları vermek için bir sistem kurup çalıştırmaktan aciz olanlar, ülkenin dağ gibi sorunlarını nasıl çözecekler?..” dedi. 

Tatilden dönen ve ilk yazısında CHP'de süren olağanüstü kurultay tartışmalarına değinen Uğur Dündar tarafını belli etti.

İşte Uğur Dündar'ın bugünkü "Değişim şart ama nasıl?.." başlıklı yazısı:

24 Haziran'dan bu yana yazmıyorum.
Israrla nedenini soruyor, yazmaya çağırıyorsunuz.
Değerli ilginize teşekkür ederek anlatayım:
Bu süre içinde bir yandan yüreğime oturan umutsuzluğu yenmeye çalışıyor, diğer yandan da o geceden beri sizlerin de zihinlerini kurcaladığına emin olduğum deli sorulara cevap bulmaya çalışıyorum.
Bu amaçla biraz geriye dönüp 30 Mayıs tarihli yazımın bazı bölümlerini hatırlatıyorum.

* * *

“Seçim günü görevliler, sabah 06.00'da sandık başında olacaklar. Tüm oy pusulaları ve zarfların sandık kurullarınca mühürlenmesini sağlayıp, oy verme işlemini gün boyu gözleyecek ve sandıklar kapandıktan sonra da ıslak sayım tutanağının bir fotoğrafını çekerek, ortak bilişim merkezine gönderecekler.
Diyelim ki sistem kusursuz işledi ve yurt sathındaki tüm sandıklardaki görevliler, mükemmel bir çalışma sergileyerek ıslak tutanakların görüntülerini merkeze geçtiler.
Peki bu durumda seçimin kaderi tamamen güvence altına alınmış olacak mı?
Maalesef hayır!
Nedenini anlatayım:
Biliyorsunuz daha önceki seçimlerde YSK, resmi sonuçları kendi internet sitesinden açıklamaya başlayıncaya kadar medyanın sonuç yayımlamasını yasaklar, ancak bu yasağa hiçbir kuruluş uymazdı.
Yine öyle olacak!..

* * *

İddiaya göre; Anadolu Ajansı ve TRT, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) yasağı kaldırmasını beklemeden sonuçları hızla duyurmaya başlayacak. Onları, artık neredeyse tümü yandaş olan televizyonlar ve gazetelerin web sayfaları takip edecek. Böylece YSK izin verinceye kadar, Cumhur İttifakı'nın açık ara kazandığı yolunda bir algı yaratılmış olacak.

* * *

İddiaların önüne geçmenin tek yolu var:
Millet İttifakı Bilişim Merkezi'nin aynı zamanda MİLLET AJANSI gibi çalışabilmesi…
Eğer böyle bir yazılım yapılır, gerekli organizasyon sağlanır ve MİLLET AJANSI, iktidarın emrindeki ajanslarla aynı anda gerçek sandık sonuçlarını kamuoyuna duyurmaya başlayabilirse, yandaşların seçimi oldu bittiye getirmeleri önlenebilir!..”

* * *

İddiaları ve alınması gereken önlemleri sadece yazmakla yetinmedim, tüm Halk Arenası programlarında da altını çizerek anlattım.
Hatta CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile Ataşehir'de yaptığımız canlı yayında, onun ağzından şu sözü almayı da sağladım:
“Merak etmeyin, sandık sonuçlarının kamuoyuna anlık verilerle en doğru ve seri şekilde yansıması için tüm önlemleri aldık. Bir genel başkan yardımcımızı (Onursal Adıgüzel) bu amaçla görevlendirdik. Herkes rahat olsun ve güven içinde oyunu kullansın. Asla manipülasyona geçit vermeyeceğiz…”

* * *

Neredeyse dilimizde tüy bitecek kadar çok söylediğimiz, her fırsatta dile getirdiğimiz “ajans”, beklenen başarıyı gösteremediği gibi, hepimizin zihnine deli sorular yerleştiren büyük hayal kırıklığının adı oldu.
“Adil Seçim” adı verilen iddialı (!) sistem daha yayına başlar başlamaz çöktü! Uzun süre veri duyuramadı. Kaplumbağa hızıyla sonuçları iletmeye başladığında ise atı alan çoktan Üsküdar'ı geçmişti!..

* * *

Seçim sonrası Adil Seçim Platformu adına yapılan açıklamalar ise “özrü kabahatinden daha büyük” dedirten, hatta sosyal medyada alay konusu olan türdendi.

Hele böylesine hayati önem taşıyan seçimlerdeki başarısızlığa kılıf olarak öne sürülen “Sistemin denemesini yapamadık. Ama hatalarımızdan ders çıkardık. Bundan sonrakilerde daha başarılı olacağız” şeklindeki tiraji komik son açıklama pek çok kişiye; “Bunlar 24 Haziran'ın rejim değişikliği, yani kader seçimi olduğunun bile farkında değiller” dedirtti!

* * *

O geceden beri oturup konuştuğum ya da yolda yürürken muhatap olduğum herkes aynı görüşü dile getiriyor:

“Seçim gecesi anlık sonuçları vermek için bir sistem kurup çalıştırmaktan aciz olanlar, ülkenin dağ gibi sorunlarını nasıl çözecekler?..”

* * *

Sözün özüne gelirsek; tükenen umutların yeniden yeşerebilmesi ve güven duygusunun tazelenebilmesi için değişim şart!..

Ama sadece kişilere endeksli olmayan, kuruluştaki yüce felsefenin yeniden hayat bulacağı, ilkeli ve tüm toplumu kucaklayıcı, devrim gibi bir değişim…