Popüler Yeniler
Reklamlar

Sarayda kavga var


Tayyip Erdoğan’ın Saray’ındaki manzarası şudur:

Dolar düşünce bir danışman, yükselince diğer danışman itiraz edip bağırıyor.

İkisinin de argümanı FETÖ, yani o indirip yükseltiyormuş... O danışmanlardan biri yani Bülent Gedikli önceki gün kapıya kondu.

Söyleyin böyle danışmanların yönlendirdiği bir Cumhurbaşkanının ekonomi politikası gerçekçi olabilir mi?

Merkez Bankası’nın tek silahı olan faizi elinden alan bir anlayışla ne enflasyonla mücadele edilir ne de ucuz dış kaynak bulunabilir.

Para ve piyasalar palavra ve yalanlara iltifat etmez.

Öyleyken Merkez Bankamıza oynatılan “Geç Likidite Penceresi” tiyatrosu artık güldürüyor.

Resmi faiz yüzde 8 ama gerçek faiz ya da borçlanma yüzde 12.75.

İşte Tayyip Erdoğan’ın yönetim anlayışı ve takiyye denilen şey budur ey sevgili okur!

CİNER'E O EMRİ KİM VERDİ?

Habertürk Yayın Gurubu’nun patronu Hüsamettin Özkan’ın damadı Turgay Ciner’dir.

Turgay Bey dinci değil ama bütün işi devletle. Bu itibarla iktidar tak deyince anında şak diyor.

Düşünün koskoca Habertürk TV emirle, Veysi mi Veyis mi isimli yeni yetme bir ilahiyatçıya teslim edildi.

Keza Turgay Ciner kısa bir süre önce Nagehan’a büyük paralar verip transfer etmişti ki o işin perde gerisinde yine Ankara ve gizemli hikâyeler var.

Habertürk son olarak Ömer Dinçer’i kapıya koydu çünkü AKP’yi eleştiriyordu.

Yahu bu Ömer Dinçer iktidarın Başbakanlık Müsteşarı, Milli Eğitim ve Çalışma Bakanı değil miydi?

Söyleyin kendi yakın çalışma arkadaşlarının hakaret etmeksizin yaptığı yapıcı eleştiriye bile tahammül göstermeyenlerin rejimine demokrasi denilebilir mi?

ASIN TABELAYI



İsrail terör devleti, Kudüs de Filistin’in başkentiymiş.

Vallahi çok iyi söz ama lafla gemi yürümüyor. Önce hemen terörist İsrail ile ilişkiyi noktalamak lazım.

Peşi sıra görev alanı Doğu Kudüs olan Başkonsolosluğumuzu büyükelçilik düzeyine çıkarmak ve tabelayı asmak gerekiyor.

Eğer bu yapılmaz ise yine iç kamuoyunu etkileme adına ses bombası patlatılmış demektir.

Dahası, yalan rüzgârı bu sefer Kudüs için estirilmiş denilecektir.

NE NAMAZ NE MEYHANE

Uzun yıllar önceydi.

Kız kardeşimi istemeye gelmişlerdi ve babamın ısrarıyla ben de oradaydım.

Kız isteme seramonisi başlayınca babamdan sözü kapıp dünürlere sordum:

“Damat bey nasıl biri, içkisi, kumarı, zamparalığı, âlemciliği var mı?”

Cevap: “Haşaaa... Olur mu öyle şey!”

Tekrar sordum:

“Peki ya, namazı, orucu ?”

Cevap: “Namaz, bayramdan bayrama var.”

Kestirip attım:

“Ben kız kardeşimi ne bu tarafla ne öbür tarafla alakası olmayan birine vermem.Öyle birinden bize damat olmaz.”

Önce şaşırdılar sonra espri yaptığım anlaşılınca bastılar kahkahayı.


Yaptığım şakaydı elbette ama her şakanın yarısı gerçektir... Buradan hareketle Devlet Bahçeli’yi gözümün önüne getirince aynı tablo var... Adam koskaca MHP’nin güya lideri ama ne kitap okur ne maça gider ne tatile gidip denize girer ne briç tavla ve konken oynar ne arkadaşları ile toplanır ne meyhaneye gidip kafa çeker ne kahvehanede sohbet eder ne evlenip barklanır ve aile sahibi olur -ve de MHP Genel Merkez imamı anlatmıştı- ne de cumaları bile namaz kılar... Söyleyin ne o tarafa ne bu tarafa duruşu ve zerre mesajı olmayan birinden siyasi önder olur mu?



https://www.aydinlik.com.tr/saray-da-faiz-kavgasi-sabahattin-onkibar-kose-yazilari-aralik-2017