Popüler Yeniler
Reklamlar

Emin Çölaşan Chp'li başkanları Sert bir dille eleştirdi...Yorum Sizin!


Sevgili okurlarım, Türkiye'de akıl almaz olaylara tanık oluyoruz… Ve “Bunları hangi aklı evveller hangi amaçla karşımıza çıkarıyor. Bilerek mi, bilmeyerek mi?” diye sormak zorunda kalıyoruz.

İstanbul'da CHP il kongresi yapıldı ve ismini ilk kez duyduğum bir doktor hanım az farkla il başkanı seçildi. Mutlaka değerli bir insan olsa gerek.

Geçmişte attığı bazı tivit'ler de başkan seçilince ortaya çıktı, onlardan biri için Tayyip Erdoğan'dan özür diledi.

Kongre bittiğinde ilk açıklaması şöyle oldu:

“Ben Mustafa Kemal'in askeri değilim. Ben Mustafa Kemal'in yoldaşıyım.”

Al sana!..

Ana muhalefet partisinin İstanbul il başkanı, daha seçildiği ilk gün bu sözleri söylemek zorunda mıydı?..

Sonra gerekçesini de kendince açıkladı:

“Mustafa Kemal'in askerleriyiz” sloganı faşist dönemleri ve faşizmi anımsatıyormuş!

Al sana bir tane daha!

* * *

Bu slogan her gün her fırsatta binlerce kişi tarafından gururla, onur duyarak ve içtenlikle atılır.

Toplantılarda, yürüyüşlerde, maçlarda ve her yerde.

Anlamı büyüktür…

Üstelik hecelemesi ve vurguları dilimizin kurallarına uygundur.

Bu haykırışların faşistlikle falan uzaktan yakından ilgisi yoktur.

Bu hanımefendi bunları bilmez mi, bence iyi bilir.

Bu sloganın anlamı şudur:

“Atatürkçüyüz, laik ve demokratik rejimin bekçisiyiz.”

* * *

Birkaç gün önce CHP Bursa il kongresi de yapıldı. Seçimi kazanan beyefendi delegeleri ile birlikte bir basın toplantısı düzenledi ve alkışlar arasında yine ilk iş olarak şöyle buyurdu:

“Biz Mustafa Kemal'in askerleri asla değil, yoldaşlarıyız. İstanbul il başkanımızın bu konuda söylediklerine katılıyorum!”

* * *

Bazı CHP il başkanlarının yeni bir yoldaşlık modası (!)yaratmaya çalıştıkları anlaşılıyor.

Ama bu tutmaz.

Reklamdan sonra devam ediyor 


Türkiye'de hiç kimse “Mustafa Kemal'in yoldaşlarıyız” diye slogan atmaz.

Varsayalım bir yürüyüşte, toplantıda veya maçtayız…

Seyircilerin bir bölümü “Askerleriyiz”, diğer bölümü ise “Yoldaşlarıyız” diye slogan atmaya başlıyor…

Ve bir takım kışkırtıcı ajanların da devreye girmesiyle birlikte aralarında bu yüzden kavga çıkıyor!

Yakışır mı?

* * *

Türkiye'de her türlü vurgun, soygun ve yolsuzluk almış başını gidiyor. Özellikle büyük kentlerimizde korkunç bir rant kazancı da almış başını gidiyor.

İktidar yandaşları köşeyi dönerken milyonlarca insanımız gaddarca sömürülüyor, aç ve sefil yaşamak zorunda kalıyor.

Nereye, hangi konuya el atsanız ardından pislik fışkırıyor…

Devlet tarikatlara ve dinci vakıflara bırakılmış.

Laik Cumhuriyet rejimi bilerek yok ediliyor, Atatürk'ün ismi bile kaldırılmak isteniyor…

* * *

Ve bu dev gibi sorunlar karşımızda dururken, CHP'nin bazı il başkanları daha görevlerine başlamadan ortaya çıkıp nutuk atıyor…

“Biz Mustafa Kemal'in askerleri değil yoldaşlarıyız! Faşizmi çağrıştıran sloganlara karşıyız.”

Aferin size yani!..

Bu mu olmalıydı ilk icraatınız, göreve bu “İtici” sözlerle başlamanız mı gerekirdi?

Toplumun içtenlikle benimsediği sloganları kaldırıp yerine yenilerini önermek sizin üzerinize düşen bir görev midir?

* * *

Bunlar CHP'nin içindeki “Entel liboş” tiplerdir. Bu parti işte bu gibi saçma sapan nedenlerle bir yere gelemiyor.

Engelleri kendileri yaratıyor…

“CHP'den ne köy olur ne kasaba” diyenlere hak verdiriyor.

CHP isterse bin tane olumlu iş yapsın, belleklerde bu entel liboş arkadaşların sözleri kalacaktır.

* * *

Bundan sonra daha dikkatli olmalarını, bu gibi zırvalardan mümkün olduğunca kaçınmalarını dilerim!

Unutmasınlar, bu iktidara karşı kendi çapında mücadele veren, kendilerini “Mustafa Kemal'in askeri” olarak tanımlayan milyonlarca insanımız faşist falan değildir.

Kendi adıma söylüyorum, ben de onlardan biriyim…

Ve faşist değilim, Mustafa Kemal'in sonuna kadar askeriyim.

Bundan onur duyuyorum.