Popüler Yeniler
Reklamlar

Emin Çölaşan ''Acı gerçeği'' yazdı...Mutlaka okuyun!

Sevgili okurlarım, Suriye'deki kanlı iç savaş başladığından bu yana sınır boylarımızda yaşanan acı ve ibret verici olaylara hep birlikte tanık oluyoruz.
Sınıra yakın il ve ilçelerimizde toplumsal yaşam tamamen değişti.
3.5 milyon kişinin Suriye'den göç etmesiyle her şey altüst oldu.
Bunların bir bölümü kamplarda yaşıyor.
Onları tam pansiyon ağırlıyoruz.
Bizim milyonlarca insanımız aç gezerken, ayın sonunu getiremezken, Suriyeli sığınmacılara her gün sabah kahvaltısı, öğle ve akşam yemeği çıkıyor…
Üstelik bu arkadaşlar damak tatlarına da epeyce düşkün!
Ne verseniz beğenmiyorlar…
Bu yüzden kamplarda neredeyse her gün olaylar çıkıyor.

Sınır bölgemize yakın olan il ve ilçelerimiz Suriyeli istilasına uğramış durumda.
Bunlardan bir bölümü geçimini dilencilik yaparak sağlıyor.
Bazıları ucuz işçi olarak çalışıyor. Örneğin bölgede bir günlük yevmiye normal koşullarda 50 lira ise, bunlar 20 liraya razı oluyor.
İçlerinde casuslar, dolandırıcılar, sahte paracılar, hırsızlar, tacizciler, ne ararsanız var.

* * *

Bölgede kiralar arttı!
Suriyeli hücumu sayesinde eskiden örneğin bin lira olan ev ve işyeri kiraları birkaç misli zamlandı.
Bölgede tabelalar da değişti!
Her yer Arapça harflerle, Arapça tabelalarla donandı.
İlgilenen, bu gidişe dur demesi gereken hiçbir kamu kurumu, hiçbir belediye yok.

* * *

Suriyelilerin yeme içme parası dışında, eğitim ve sağlık harcamalarını da devlet karşılıyor.
Benim vatandaşımın yüzüne bakan yok!
Hastaneye gidiyorsunuz, tıklım tıklım Suriyeli dolu!
Okullarda Suriyeliler için özel sınıflar açılıyor, Arapça öğretim yapılıyor.
Tabii bütün bu süreçte din ticareti ve din sömürüsü arşa yükselmiş durumda.

* * *

Aman Suriyelileri küstürmeyelim!..
Yakında hepsini T.C. vatandaşı yapacağız, 2019 seçimlerinde oy kullanıp AKP adaylarına destek vermelerini sağlayacağız!
Boru değil bu, içlerinde en az iki milyon seçmen var!
Bir bölümü vatandaş yapıldı bile!
Aceleye gelmez bu işler, yavaş yavaş yapacaksın…
Vakvakları ürkütmeden, çaktırmadan becereceksin…

* * *

Sınır bölgelerimizde Türkçe artık ikinci, belki de üçüncü dil oldu.
Bir numarada (!) artık Arapça var.
Oralara gittiğiniz zaman Arap illerine gitmiş gibi olacaksınız, sakın şaşırmayın, nereye düştüğünüzü anlamaya çalışmayın.
Oraları aslında Türkiye idi ama artık pek değil!

* * *

Evet, Suriye'de bir iç savaş çıktı, bizi yönetenler de Esad'ı devirme hülyasıyla bu savaşı bütün güçleriyle kaşıdı. Oysa aradan yıllar geçti, Esad devrilmedi.
Şimdi şu tabloya bir kez daha ve kısaca göz atalım,
Her şeyi bıraktık bir yana, bu kez sınır bölgelerimizdeki il ve ilçelerimize Suriye'deki terör örgütleri tarafından fırlatılan roketler düşüyor.
Nereye denk gelmişse, her roketten sonra manzara aynı:
İsabet alan yerlerden yükselen dumanlar, ölüler, yaralılar…
Olay yerine sevk edilen ambulanslar, polis araçları, çalan sirenler…
Koşuşturmalar, yükselen feryatlar…

* * *

Bu olanları çok özetle anlatmaya çalışıyorum da, bunu niçin yapıyorum?
Bölge halkı artık “Yeni bir düzen” içerisinde…
Çok uzun yıllar boyunca rahatça yaşadıkları bölgelerinde, evlerinde, yuvalarında, işyerlerinde artık rahat ve huzur kalmadı.
Dışarıdan göç eden milyonlarca insan bütün toplumsal dengeleri değiştirdi, altüst etti.
Bazıları belki “Suriye'de barış oluşunca onlar evlerine gider. Bu durum geçicidir” falan diye düşünüyordur da, durum pek öyle değil!
Suriyelilerin çoğu kalıcı.
Burada rahatı buldular ve hiçbir zaman gitmeyecekler.
Öyle ya, ekmek elden su gölden!
Beleş yaşam baldan tatlıdır!

* * *

Şimdi en acı gerçeğe bir bakalım.
Suriye sınırımıza yakın il ve ilçelerimizde gerek toplumsal açıdan ve gerekse can güvenliği açısından çok önemli olaylar yaşanıyor.
Milyonlarca insanımızın yaşam düzeni altüst edildi.
Konut, işyeri, çarşı pazar fiyatları katlandı.
Eğitim ve sağlık harcamalarında ön sırada Suriyeliler var.
Bölge halkının can ve mal güvenliği sıfırlandı.
Hangi roketin ne zaman nerede patlayacağı belli değil.
Ve bütün bu olumsuzluklara karşın, halktan bir tek tepki bile gelmiyor. İnsanlara sanki toplu narkoz verilmiş gibi.
Bölge halkı adeta uyuşturulmuş, tepkileri, refleksleri sıfırlanmış.
Bir tek kınama sesi bile çıkmıyor.

* * *

Hiç kuşkum yok, yarın bir seçim olduğunda, böylesine bir sessizlik ve tepkisizlik ortamında, AKP bölgenin büyük bölümünde yine açık ara birinci parti çıkacaktır! Benzer olayı Soma'daki kömür madeni olayında yaşamıştık. 301 evladını o faciada toprağa veren Soma halkı durumu hiç umursamamış, sonraki seçimlerde oylarını yine AKP'ye yağdırmıştı!
Yani hiçbir şey değişmeyecek!
Bir toplum böylesine ürkek ve tepkisiz olunca, söylenecek bir şey kalmıyor.
Bu durum acaba ne kadar sürecek!